Hakkımızda

Kısaca Tesis Nedir?

Kısaca Tesis Nedir?

Tesis, özel siparişlerle çalışan, heykelcilik, oymacılık, marangozluk, kalıpçılık, organizasyon, tasarım ve uygulama alanlarında hizmet veren bir hediyelik eşya ve dekorasyon atölyesidir. Genel olarak özel üretim siparişler alır ve kendi ürettiği ürünleri internet ortamında satar.

Bünyesinde CNC, 3Dprinter, basım ve transfer makinaları ve çeşitli atölye makinaları, bulunmaktadır.

Üretimleri, günlük hayatın renklendirilmesi ve neşelendirilmesi amacıyla üretilen ve insanlara keyif veren hediyelik eşyalara odaklıdır.

Plastik, metal, ağaç, deri, kumaş ve benzeri malzemeler işleme kabiliyeti vardır ve yerine göre endüstriyel malzemeler ve kimyasallar konusunda tecrübelilerdir.

Vizyonumuz

Vizyonumuz:

Günlük hayatımız, sorumluluklarla dolu ve biz bunların çoğunu sadece yapmak zorunda olduğumuz için yapıyoruz. Hayat sert, zor ve biraz da renksiz. Yaşamımızı sürdürmek için çabalarken ruhumuzdan da bir şeyler kaybediyoruz ve bu da kişilerde, dolayısıyla toplumda bir mutsuzluk çığı oluşturuyor. Hepimiz bu ağır koşullardan zaman zaman kaçacak, hayal kuracak, ve kendimizi mutlu edecek şeyler arayışındayız. Bunu sağlayabilecek çok az şey var, bunlardan bir tanesi de güzel anıları, mutlu eden fikirleri, gurur duyulan şeyleri anımsatacak nesneler.

 

Çok sevdiği bir film karakterinin kolyesini taşıyan, duvarında baktığında gurur ve sevinç verecek bir süs eşyası olan, severek oynadığı bir oyunda zevkle kullandığı büyülü bir kılıcı rafında sergileyen, evladından anneler gününde özel üretim bir hediye almış olan kişilerin, bu gri ve boğucu dünyada kaçabilecekleri, sadece bir bakışla, yada ellerinde tutarak mutlu olabilecekleri nesneler sahibi olmasının değerini yıllar içinde defalarca gözlemledik. Yaptığımız işi sanat olarak değilde artık mutluluk ve güzel anılar üretiyor olarak görmemizin sebebi de budur.

 

Hayal kuran ve hayalindeki şeyi gerçek bir nesne olarak elinde tutmak isteyen müşterilerimizin, nesneyi ilk gördüklerinde ve ellerinde incelerken yüzlerinde oluşan hayret ve mutluluğu, yaşadıkları sevince tanık olduk. Bunun bize verdiği kıvanç, mutluluk ve huzur parayla satın alınabilecek bir şey asla değil.Yaptığımız işi, severek, inanarak ve bir sorumluluk sahibi olduğumuzun bilinciyle yapıyoruz ve bu işimizden de gurur duyuyoruz.

 

Akıllarımız düşündüğü, ellerimiz ürettiği sürece bu görüş ile çalışarak, insanlara güzel hayal kurma ve mutlu olma imkanı üretmeye devam edeceğiz.

Misyonumuz

Misyonumuz:

• İnsanların hayatını ve yaşadığı yeri güzelleştirmek, onlar için hayal kurma ve daha mutlu olma imkanlarına biraz daha katkıda bulunmak.

 

• İmkanlarımızı ve erişebildiğimiz sınırları genişleyerek sadece ülkemizde değil, dünya genelinde insanlara ulaşmak.

 

• Aynı sektördeki meslektaşlarımızla yardımlaşmak, teknoloji ve bilgi paylaşımında bulunmak, dolayısıyla sektörün gelişmesine katkıda bulunmak.

 

• Aynı sektördeki meslektaşlarımızla ve kurumlarla iş birliği ve yardımlaşma içine girip, sektöre rekabet olarak değil birlik beraberlik olarak bakacak vizyonu oluşturmaya destek olmak.

 

• Yan ve alakalı sektörlerdeki kişi ve kurumlarla faydalı ilişkiler içinde olmak, onlarla bilgi ve ticari kazanç paylaşımında bulunmak. Böylelikle birbirine fayda sağlayan bir iş ağı oluşturmak.

 

• Teknolojik olarak yeni yöntemleri sürekli öğrenmek ve atölyemiz bünyesinde bunları uygulamak, sonu hiç gelmeyecek bir teknolojik takip içinde olmak.

Hikayemiz

Hikayemiz Nedir?

2013′ ün Haziran ayında, İzmir ‘in Bostanlı mahallesinde, denizin ferah kokusu, mahallesinde yardımsever ve güzel insanlarının bulunduğu, begonvil ağaçlarının yere bıraktığı mor çiçeklerin süslediği bir zemin kat studio dairede başladık Tesis’in maceramıza. İlk üretimini bir arkadaşımıza, eşi olmayan bir hediye yapmak için kolları sıvamıştık. Ufak tefek yeni fikirler ve deneysel nesneler üretiyorduk. Kısa süre içinde, eski, kurumsal, şirketler arası ve sıkıcı mesleğimizin(bilgi işlem) verdiği stresin yerini, yeni keşfetmeye başladığımız, uçsuz bucaksız bir hayal dünyasıyla harmanlanan, el işçiliği ile yaptığımız ürünlerin verdiği zevk ve mutluluk almaya başlamıştı.

 

Atölyemizin olduğu studio dairede ilk başta yatacak bir yer, bir masa ve bir kömür sobasından başka hiç bir şey yoktu. Zamanla çevremizdekilerin desteği ve kendi çabamızla, bulunduğumuz mekanın imkanlarını genişletmeye başladık, internet, oturma alanı, spor alanı, mutfak, tuvalet ve banyo, boyama masası, el işi masası, müzik sistemi, bilgisayar vesaire derken, mekanımıza her yeni gelen imkanda, hep birlikte sevincini paylaştığımız arkadaşlarımız arasında “Tesisimizde tüm imkanlar mevcuttur” esprilerinin artmasıyla atölyemiz Tesis olarak anılmaya başladı ve öyle de kaldı. (atölyemizin adına Dark Magic Woodo Paladins Epic Workshop gibi bir isim de verebilirdik, samimi bulmadığımız için yapmadık. Magic workshop nedir Allah aşkına, içeride tüpte çay demlenmiyor mu sonuçta?)

 

Bir yandan kurumsal dünyada ruhumuzun zımparalanmasına müsade edip, bir yandan da mesailerimiz dışında zaman buldukça kendimizi sanata ve hobi çalışmalarına vermeye başlamıştık. O günlerde Tesis, artık dostların ve birbirini seven insanların bir araya gelip dış dünyayı unutmaya imkan bulduğu yer haline gelmişti. Hoş, gerçi atölyeden de sıkılsak Bostanlı sahili bize yakındı ve istediğimiz zaman çıkıp, çıplak ayakla çimenlere basabiliyor ve denizi seyredebiliyorduk. O zamanlara denk gelir “hayatta kalmak için ihtiyaç duyduğumuz parayı illa kravat adı verilen tasmayı takarak kazanmak zorunda mıydık?” sorusunun iyice sormaya başlamamız.

 

Bir grup arkadaşlar bir araya gelmiş, birbirimize destek olarak, elimizden geldiği kadar yardımlaşarak, -ekonomik anlamda “feasible” olmayan- bir girişimi, daha doğrusu bir hayali oluşturmaya başladık. Hayal kelimesini kullanmak mantıklı; Çünkü farkındaydık ki yaşadığımız ülkede el emeğine değer verilmiyor, sanat ile uğraşan kişiler “Mayış var mı sigorta yol yemek var mı?”, “Bunlar boş işler, girin bir devlet dairesine hayatınızı kurtarın”, “Çin’de bunun aynısını 1 dolara üretiyorlar boşuna çabalıyorsunuz”, “Siz kim sanat yapmak kim bırakın Allah aşkında”… gibi yıkıcı sözlerle köstekleniyordu. Yinede ümit vardı ki, çevremizde bazı, kültürüne, zekasına ve güzel kalbine güvendiğimiz büyüklerimiz bizi, yaptıklarımız her ne kadar amatörce olsa dahi, güzel ve destekleyici sözleriyle sıcak tutuyor, biz ise bir rüya inşa etmeye çalışmamızın farkında olsak bile kararlılığımızı kaybetmiyorduk. Belki de inat kim bilir…

 

Sadece işin güzel yanlarıyla uğraşmak, paraya çok önem vermemek, 2016’nın başlarında etkilerini biriktirerek göstermeye başlamıştı ve işin maddi boyutuna önem vermenin, makina desteğini kullanmak zorunda olmanın fikri iyice kuvvetlenmişti, fakat maddi birikim ve imkanlar zaman aldığı ve özverilerin daha da şiddetlenmesi gerektiği göz önüne alınınca daha küçük bir atölyeye taşınmak zorunda kalmıştık. Karşıyaka’nın göbeğinde, çarşı içinde Tiyatro Sokağı’nda, mütevazi bir iş hanında küçük bir dükkana taşındık.

 

Kendi el becerimizin limitlerini ve zamanın acımasızca akıp gidiyor olması bizi makinaların desteğini almaya yöneltti ve ilk CNC ve 3DPrinter makinalarımıza o zamanlar sahip olduk. Artık hızlı ve daha önce kendimizi yaparken hayal etmekte zorlandığımız nesne ve uygulamaları kolaylıkla yapabiliyor ve uğraşımızı biraz daha gösteriye dönüştürmeye imkanmız olmaya başlıyordu. Bize destek olan ve yardımlaştığımız arkadaşlarımızın sayısı gitgide artmış ve Türkiye genelinde katıldığımız etkinliklerde adımızdan bahsettirmeye başlamıştık. Bazı üniversitelerin etkinliklerine tüm masraflarımızın karşılanarak davet edilmeye başlamamızın verdiği mutluluğu ve kıvancı burada kelimelerle anlatmak mümkün değil. Gerçekten de hayal kurarak çıktığımız yolda başarılı olmaya başlamıştık. Bize, “bırakın bu işleri” diye bağıran insanların sesini yavaşça “elinize sağlık güzel olmuş” diye mırıldanmalar almaya başlamıştı. (çünkü ülkemizde eleştiriler bağırarak, övgüler mırıldanılarak söylenir)

 

Kiraladığımız küçücük dükkan bize yetmemeye başlamış ve bulunduğumuz iş hanının 1. katının neredeyse yarısından fazlasını kiralamaya başlamıştık, artık makinalarımızı, boyama masalarımızı, el işi tezgahlarımızı ve dışarıdan gelen misafir çalışmalarımızı kapsayacak alanımız olmuştu. Hatta kapladığımız alana sığamadığımız için sürekli komşularımızdan uyarılar alıyorduk. Rüyasını inşa etmeye çalıştığımız şeyler gerçeğe dönüşmeye başlamış ve hayatın acı gerçekleri olan para, imkanlar ve benzeri şeylerin oluşturduğu engelleri yıkmayı başarıyorduk.

 

2017’de evlenip yuva kurma sebebiyle ve İzmir’in diğer tarafı olan Göztepe’ ye yerleşilmesi nedeniyle, atölyenin de o civarlara taşınması gerekti. Tesis, artık, 3-5 odaya sığmayacak hacimde dekor, makina, malzeme ve iş masasına sahipti. Karabağlar ilçesinde 200 metrekarelik bir alana geçtik ve açıkcası anca sığabildik. Etkinliklerde gösteri amaçlı üretimler yapıp, internette bunların fotoğraflarını yayınlamanın dışında, artık atölyenin ticari hayata girişmesi gerekiyordu. Hayaller ve hedefler, onu seven insanların desteği ve özverisiyle ancak bir yere kadar gelebilmişti ve artık kapital oluşturup, engelleri parçalayarak koşmaya başlamak gerekiyordu. Sanat ve ticaret, ying ve yang de olduğu gibi bir denge içinde olması gerekiyordu. Çünkü gözlerimizi kapatıp güzel hayaller kurduktan sonra gözlerimizi açtığımızda hayatın gerçekleri ve sorumluluklar gıpgri bir şekilde gözümüzün önündeydi.

 

2018’in başında Tesis Atölyesi ve Sanatsal Faaliyetler unvanıyla ticari girişimimize başladık. Filmlerden, oyunlardan ve dizilerden esinlenilen, bir mobilya, ev dekorasyonu, hediyelik eşya mağazalarında bulunamayacak ürünleri üretmeye ve insanların beğenisine sunmaya başladık. 2018, bizim için, her ne kadar “rengarenk hayallerimiz”i biraz askıya almış bir yıl olsa da, imkanlarımızı ve gücümüzü arttırıp, hayalini kurduğumuz o güzel şeyleri yapabilmek ve özgürleşebilmek için bir adım olacak.

 

2019 yılı için güzel şeyler yazabilmek dileğiyle…
Tesis için, emek vermiş, destek olmuş, fikir ve özverilerini ortaya koymuş tüm arkadaşlarımız adına
ve sevgilerimle…

 

M.T.Berk Aksencer